10.06.2009

Verin vakiflari alin maasinizi

Inançlar konusunda her zaman Fransa modeli laikligi savunmusumdur.Yani mademki laik bir devlette din devlet islerine karismiyor,yasalar dini kurallara degil insanlarin koydugu kurallara göre isliyor,o zaman devlet de din islerine karismasin.
Her dini cemmat kendi ibadethanesini yaptirsin ve gereken bütün masraflari kendileri karsilasin.Böylece devlet eliyle bazi mezheplere destek bazilarinada köstek olunmaz.Gerçek laiklik ilkeside bunu gerektirir.

Bunu laikligi savundugum için söylemiyorum.Laiklige kesinlikle karsiyim.Türkiye Cumhuriyeti Osmanli devletinin bir devamidir.O cumhuriyeti kuranlarda osmanli halkidir.Osmanli halki ise müslümandi.Dolayisiyle yapilan ilk anayasada oldugu gibi Türkiye Cumhuriyetinin dini islamdir diye yazilmasi lazimdir.
Mademki devleti elinde tutan ittihat ve terakkici laikciler buna müsade etmiyor o zaman laiklik tam ve eksiksiz uygulansin.

CAMİLERİN VAKIFLARINI GERİ VERİN!
Benim bildiğim şu ki; bu taleplere ben olsam, “Hodri meydan” derim!..
Evet, hodri meydan!..
“Verin vakıflarımızı, alın maaşlarınızı!”
Evet, evet “Diyanet” de sizin olsun, “imamlara ödenen paralar” da!.. Hiç olmazsa, “Diyanet, Sünnilerin egemenliğinde!.. Orada niye Alevî temsilcisi yok?” gibi safsatalardan da kurtulmuş oluruz!..
Tekrar ediyorum;
“Verin Vakıf’ları,
Diyanet sizin olsun!”
Çünkü efendim;
Özellikle “Osmanlı” döneminde kurulan “Vakıflar”ın tamamı, “camilerin ve imaretlerin ibâte ve iaşelerini temin” maksadıyla hayata geçirilmiştir!..
“Camilerin bakımı”ndan tutun da, “imam ve müezzinlerin maaşı”na ve hatta “misafir”in ağırlanmasından tutun da, “yok-yoksulun doyurulması”na kadar, bütün “hayır-hasenat” işleri “Vakıf gelirleri” ile yürütülürdü!.. Bu vakıfların hiçbiri de; “devlet”e ait değildi!..
“Kişi”lere aitti!..
Alın size, basit bir örnek;
Şu anda, içinde bir sürü dükkânın bulunduğu “Kapalıçarşı”nın, “Ayasofya Camii’nin ihtiyaçlarını karşılamak için” inşa edildiğini biliyor muydunuz?..
O Kapalıçarşı ki;
Sadece “dükkân kiraları”yla, değil Ayasofya Camii’ni, onun gibi yüzlerce caminin ihtiyaçlarını karşılar!..
Ve tabiî, binlerce imamın maaşını da!..
Nasıl; “beyzadeler” kabul ediyor mu bu teklifimi?.. Yapılacak iş çok basit: verin, bir “vakıf malı” olan Kapalıçarşı’yı, kurtulun “imam maaşı” ödemekten!..
Teklifimi tekrarlıyorum;
Hemen hepsi de “cami”lerin ve “imaret”lerin ihtiyaçlarını karşılamak üzere kurulmuş “vakfiye”lerin “arazi” ve “dükkân”larını, “aslî sahibi olan cami”lere verin, kurtulun “imamlara maaş” ödemekten!..
Gayet açık söylüyorum;
Ya bu teklifimin gereğini yapın, ya da zırt-pırt ortaya çıkıp da, “imamların maaşı”nı gündeme getirmeyin!..
Zira, iyice sıktınız artık!..
Yetti be!..

AÇILIMLAR DİKİŞ TUTMAZ, ÇÜNKÜ!
“Açılım” edebiyatıyla ona-buna “mavi boncuk” dağıtmak isteyenler, bu “tarihî gerçekler”le de yüzleşmeli ve ona göre adım atmalıdır!..
“Açılım” deyip de; “dere geçerken at değiştirmeye” yeltenenler bilmelidir ki; “istismarlar”la “günü kurtarmak” belki mümkün olabilir ama “kalıcı çözüm” bulunmaz!..
Bunu CHP de bilmeli, MHP de!..
Çünkü millet; “kimin ne olduğunu ve neyin peşinde koştuğunu” gayet iyi biliyor!..
Onun içindir ki; “CHP’nin çarşaf açılımı” fiyaskoyla sonuçlandı!.. Bu gidişle, “MHP’nin Alevi açılımı” da tutmaz!..
Uzun lafın kısası;
“Milletin örf, âdet ve inancı”nı hiçe sayan hiçbir adım, hiçbir kişiyi “hedef”e ulaştırmaz!..
Çünkü hedef, yola çıkarken belirlenir!..
==================
İşgal edilen vakıf malları!
Malûm, bu ülkede; “cami”leri “devlet” değil, “millet” yaptırıyor... Millet “mendil” seriyor, yine de yaptırıyor “cami”sini!.. Dolayısıyla; “Alevi” vatandaşlarımız da; eğer “Cemevi” istiyorlarsa, pamuk ellerini ceplerine atacaklar!..
Ama onlardan bazıları; “ellerini ceplerine atmak” yerine “çamur atmayı” tercih ediyorlar... Diyorlar ki; “Benim ödediğim vergilerden imamların maaşı ödenmesin!.. Çünkü ben camiye gidip, imamın arkasında namaz kılmıyorum!.. Bana faydası olmayan imama, niye benim vergimden maaş veriliyor ki?!?”
Böyle düşünenler haklı!.. İşte onun için diyorum ki; “cami”ler için kurulmuş “vakfiye”ler yeniden camilere verilsin ki; “camilere masraf” da yapılmasın, “imamlara maaş” da ödenmesin!..
Çünkü efendim; Haziran 2004 sonu itibariyle ülkemiz genelinde 15 bin 393 bina, 47 bin 126 arsa, 24 bin 592 arazi, 174 bin 72 tarla, 19 bin 814 bağ-bahçe, 9 bin 45 orman alanı, 7 bin 220 orta malı (kamunun kullanımında olan mallar), 3 bin 906 deniz dolgu alanı, bin 106 su ve su ürünü alanı, 534 tarih ve kültür alanı, 140 adet de maden ve ocak alanı olmak üzere toplam 302 bin 946 adet Vakıf malı işgal edilmiş durumda bulunuyor.
Dahası da var; Osmanlı döneminden kalma 220 milyon metrekare vakıf arazisi ve dükkanını izinsiz kullanan 25 bin 718 işgalcinin devlete verdiği zarar, 400 trilyon lira olarak ifade ediliyor!..
Verin bunları camilere, kurtulun “imamlara maaş” ödemekten!..

Hasan Karakaya - Vakit

0 Yorum:

Yorum Gönder

Kaydol: Kayıt Yorumları [Atom]

Bu yayına verilen bağlantılar:

Bağlantı Oluştur

<< Ana Sayfa