9.09.2008

PKK’yı Ergenekon Kurdu, Besledi, Bitmesini İstemedi...

Mehmet Şevket Eygi

milli gazete
09.09.2008
PKK’yı Ergenekon Kurdu, Besledi, Bitmesini İstemedi...

PKK terörünü Ergenekon çıkartmıştır... Başlattıktan sonra, bitmemesi için her şeyi yapmıştır... Niçin? Çünkü PKK terörünün gölgesinde şu ana kadar yüz milyarlarca dolarlık rantlar, vurgunlar elde edilmiştir...

PKK eşittir, büyük uyuşturucu kaçakçılığı.

PKK eşittir, büyük miktarda silah, cephane, savaş malzemesi kaçakçılığı.

PKK eşittir, büyük miktarda koyun kaçakçılığı.

PKK eşittir, akaryakıt kaçakçılığı.

PKK eşittir, yüz milyarlarca dolarlık kara para.

“Kürtler bağımsızlık istiyormuş, onun için silahlanıp dağa çıkmışlar...” Bu mavallara inanmayınız, inkar etmiyorum, Kürt vatandaşlarımıza, Kürt kardeşlerimize çok zulümler edilmiştir ama PKK bu yüzden oluşmamış ve kurulmamıştır.

Bu memlekette Kürtlere yapılan zulümlerin benzeri Müslüman Türklere de yapılmıştır.

1984’ten bu yana PKK yüz kere bitirilebilirdi, bitirmediler, bitmesine izin vermediler.

Bir ara PKK, MKE (Makine Kimya Endüstrisi) kurumunun ürettiği mermileri kullanmıştır. Bunu manası nedir?

PKK’yı kuranlar, PKK’yı koruyanlar, PKK’yı bitirmeyenler, bitirtmeyenler, PKK’ya destek olanlar 40 bine yakın vatandaşımızın katl edilmesine sebep olmuşlardır.

Kürt kökenli halkı devletten soğutmak için üç-dört bin köyü boşaltıp halkını sürüp perişan edenler Türkiye’ye en büyük kötülüğü yapmıştır.

Yirmi yıl doğuda hizmet görmüş, PKK ile savaşmış bir Jandarma subayı anlatıyor: Bir PKK timine baskın yapmak için gittik. Kaçmışlardı. Sıcak yemekleri sofrada, çayları ocakta idi,.. Onlara baskın yapılacağı haber verilmişti... Teröristlere bu baskını kimler haber vermişti?

Dağlıca baskınının iç yüzü nedir?

Ergenekon teşkilatının işi bitirilmezse PKK hiç bitmeyecektir. Türkiye batıncaya kadar sürecektir.

PKK’nın dış uzantıları vardır. Şu meşhur süper devlet, onun Ortadoğu’daki bilmem kaçıncı eyaleti... Liste daha bitmedi. Ermeniler...

PKK’nın en büyük zararı Kürtlere, Kürt halkına olmuştur ve bitirilemezse daha da olacaktır.

PKK’nın gölgesinde yapılan uyuşturucu, silah, koyun, akaryakıt kaçakçılığından binlerce kişi süper zengin, dolarla mülti milyoner olmuştur. Onlar hiç bu terör savaşının bitmesini isterler miydi?

Ergenekoncular, Niçin Tartışmaktan, Sorgulanmaktan Korkuyor?..

BU memlekette bir değil, bir sürü Ergenekon var. Mesela bir Tarih Ergenekonu var. Yapay, düzmece, gerçek dışı bir tarih uydurdular, kaç neslin beynini yıkayarak gerçekmiş gibi gösterdiler... Bir Kültür ve Eğitim Ergenekonu var. Bir Medya Ergenekonu veya mafyası var,..

Uzun yıllar boyunca tartışma, sorgulama, araştırma, müzakere kapılarını sımsıkı kapalı tuttular. Tabular tartışılamazdı.

Sorgulayanları sağcı, solcu, İslâmcı, şucu, bucu demeden mahkemelerde süründürdüler, zindanlarda çürüttüler.

Yaptıkları madem ki, doğruydu, tartışmaktan ve sorgulamaktan niçin korkuyorlar ve kaçıyorlardı.

Bir kere değil, bin kere iflas etmiş Evrim teorisini gerçeklerin gerçeği gibi gösteriyorlar. Gerçekse, tartışmaktan niçin kaçıyorlar? Buyursunlar, Evrimcilerle Yaratılışçılar büyük bir televizyonda ciddî şekilde tartışsınlar.

Yakın tarihimizi niçin tartışmaktan, sorgulamaktan çekiniyorlar. Söyledikleri doğru ise, tartışmalarda, açık oturumlarda galip gelirler. Niçin istemiyorlar?

Çünkü tartışmayı ve sorgulamayı kabul ederlerse yalanları meydana çıkacak, ideolojileri çökecek, rezil ve rüsvay olacaklardır.

Halkın çoğunluğunu oluşturan Müslümanları cahil bıraktılar. Müslümanlar son yıllarda cahillik duvarlarını yıktı ve okumuş bir Müslüman kesim meydana çıktı.

Ergenekoncular, başı örtülü Müslüman kızların okumasına izin vermediler. Müslümanlar da, sayısı fazla olmasa da bir kısım dindar çocuklarını Avrupa üniversitelerinde okuttular.

Ergenekoncular, sorgulama, tartışma kapılarını hep kapalı tutuyorlar. Aman tabulara zarar gelmesin.

Zihniyetleri şu: Ergenekon tabuları tartışılamaz, sorgulanamaz... Onları tartışan ve sorgulayanlar cezalandırılır...

Gelsinler tartışalım:

* Okunması, yazılması, öğrenilmesi, öğretilmesi son derece zor olan yazılarını Japonlar niçin değiştirmediler, çok kolay olan Latin/Frank alfabesine geçmediler? O zor ve çetrefil yazı ile nasıl oldu da ilimlerde, fenlerde, sanatlarda, eğitimde, üniversitelerde, medyada, sanayide, üretimde harikalar meydana getirdiler?

* Hilafetin kaldırılması Türkiye'nin lehine mi, aleyhine mi olmuştur?

* Buyursunlar tartışalım: Birtakım bedbaht Türk kadınlarına devletin TC antetli resmî vesikalarıyla fahişelik yapma hakkı tanıyorlar, kapılarında resmî polislerin beklediği genelevlerde yazarkasalar var, devlet bu işten KDV ve gelir vergisi alıyor. Hattâ bundan on yıl kadar önce genelevler imparatoriçesi Madam, devlet büyüklerinin de bulunduğu bir törende vergi rekortmeni olarak resmî ödül almıştı. Bütün bunlar insan haklarına, kadın haysiyetine, Türkiye'nin imza koymuş olduğu uluslar arası kadın hakları sözleşmelerine uygun mudur? Gelsinler tartışalım... Niçin kaçıyorlar?

Gelsinler şu konuyu tartışalım: Onların ideolojisiyle, ilkeleriyle, nazariyeleriyle Türkiye niçin bir Japonya, bir Güney Kore, hattâ bir Tayvan olamamıştır?

Tabuları, ideolojileri, ilkeleri haksa, doğruysa, Türkiye'nin yararına ise niçin korkuyorlar? Niçin kaçıyorlar?..

Onların ilkeleri, ideolojileri, tabuları çoktan iflas etmiştir. İflaslarını ilan etmiyorlar...


0 Yorum:

Yorum Gönder

Kaydol: Kayıt Yorumları [Atom]

Bu yayına verilen bağlantılar:

Bağlantı Oluştur

<< Ana Sayfa